Kentsel dönüşümde ilk adım: risk tespiti neyi değiştirir?
Risk tespit raporu bir formalite değil; sürecin geri kalanının takvimini ve maliyetini belirleyen belge. Nerede hızlanıp nerede tıkandığını anlatıyoruz.
6306 sayılı kanun kapsamında bir binanın dönüşüme girmesi, çoğu zaman sanıldığı gibi maliklerin ortak kararıyla başlamıyor. Süreç, lisanslı bir kuruluşun hazırladığı risk tespit raporuyla başlıyor ve bu rapor sonradan değiştirilmesi en zor belge oluyor.
Uygulamada en sık gördüğümüz hata, raporun aceleyle ve binanın tamamı yerine tek bir bağımsız bölüm üzerinden hazırlanması. Karot sayısı yetersiz kaldığında ya da zemin etüdü eski bir raporla geçiştirildiğinde, itiraz süreci devreye giriyor ve altı ay kaybediliyor.
Rapor onaylandıktan sonra maliklerin tebligat süreci başlıyor. Burada kritik olan, tebligatın usulüne uygun yapılması. Adresinde bulunamayan malik için ilanen tebligat yoluna gidilmesi gerekiyor; bu atlandığında ilerideki anlaşma aşamasında tüm karar hükümsüz kalabiliyor.
Bizim önerimiz, tespit aşamasında acele etmemek. Raporu hazırlayan kuruluşun daha önce benzer yapı stoğunda çalışıp çalışmadığına bakın, karot planını kendiniz görün. Bu aşamada harcanan iki hafta, sonraki aşamada kazanılan altı aya karşılık geliyor.
